saçmalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saçmalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17.1.12
bu kadar..
Bazen kendimizi hayatın merkezine oturtturuyoruz farkında olmadan.Sonra basit olaylara ağlayıp sızlanıyoruz.Basit ve içi boş hayatlar yaşamaktan zevk alıyoruz.Basitten kastettiğim eğlencesiz neşesiz bir hayat değil sadece farkındalıklardan uzak bir hayat.Farkında olmadığımız veya görmezden geldiğimiz öyle çok şey var ki bazen durup düşününce ve hayatın merkezine bakınca kendimi orada göremiyorum.Belki kendimizi merkezde görüp daha umursamaz davrandığımızda mutlu oluruz.Bilmiyorum..Sizin ne istediğinizi de bilmiyorum ama galiba ben içi boş mutluluklar yerine,hayalleri umutları olan her gün yeniden doğan insanların peşinden koşmayı seviyorum.Merkezde kimin olduğu ise umrumda bile değil.
23.12.11
***
" Yarın yine burda olacağım ama düşlerim beni terk etmiş olacak." Sanırım artık anlayabiliyorum insanların gençken köklerine kadar sıkıca bağlı oldukları ideallerinin onları nasıl zamanla terk ettiğini..Yine de kabullenmek istemiyorum !..
8.12.11
denizden..
Ne hakkında yazıyım düşünmeden başladım yazmaya, aslında ne önemi var ki düşünmüş olmanın.Son zamanlarda keşfettiğim harika romanları,filmleri,gezileri anlatmak istemiyorum.Sadece boş boş yazmak istedim zaten okunmak gibi bir derdim olmadığına göre..Aklıma şu an bi süredir yapmak istediğim kitap kulübü fikri takıldı uğraşır mıyım bilmiyorum.Sanırım kendimi oyalamak için sürekli bişeyler yapıyorum.Neyse güzel bi şarkı yollıyım herkese byee :))
30.11.11
500 People in 100 Seconds!
Milyonlarca insan,milyonlarca hayat..Bütün bu karmaşa,kural olup biten her şey sadece bir an durabilseydi keşke.Ya da değer verdiğim onlarca insana sadece bir hoşçakalın diyip bencilce gidebilseydim keşke..
19.11.11
bir kavanoz ateş böceği...
"Çölde, gün doğumunda, gökyüzü öyle güzel görünürdü ki cennetin nerede bitip, dünyanın nerede başladığını bilemezdim...Annem mi haklıydı yoksa Teğmen Dan mı , bilemiyorum. Herkesin bir kaderi var mı bilemiyorum , yoksa rüzgara kapılmış gibi tesadüfen oraya , buraya mı sürükleniyoruz?" (Forrest Gump)
Tıpkı yazıdaki gibi bir kavanoz ateşböceği de öyle güzel görünüyor ki insan cennetin nerede bitip dünyanın nerede başladığının farkına varamıyor.Ve en garibi ,böyle ufacık bir detay, inanın gülümsemenize yetiyor. Bir kavanoz ateşböceği görmeniz dileğiyle..
30.10.11
yoruldum..
Etrafımızda olup biten her şey..Onlarca yaşam,onlarca düş,onlarca olay..Anlamıyorum neden basit yaşayamıyoruz? Neden basit kelimeler kuramıyoruz? Farkında değil misin hepimiz ölüyoruz? Kurallar,mecburiyetler,tüm o sınırlar bizi öldürmekten başka bir işe yaramıyorlar.Oysa ne mükemmel hayatlarımız olduğunu düşünüyorsun biliyorum.Tüm bunlardan yoruldum ,gerçekten yoruldum..
19.6.11
*.*
Bazen sadece bakıyorum Dünya'ya,bütün olup bitenleri sadece izliyorum!.. Tüm o yalanlar,iftiraflar,hırslar,bencillikler,sahte gülüşler her şey, dünyaya bakmak bile istemememe sebep oluyor.Dünya'ya baktığımda sadece bir çöp yığını görüyorum.Yinede küçücük değerli bir kalbi görme umudu için bile bakmaya devam etmeye değer.
2.6.11
Dreamcatcher !..
Düş görmek insanı her an herşeyin olabileceği uçsuz bucaksız bir dünyaya götürdüğü için belki de gerçektir.Efsanesini yeni öğrediğim düş kapanı(dreamcatcher) hakkında birkaç not ;Düs Kapanlari ,Kızıl derelilere göre insanın daha rahat uyumasını sağlayabilecek mistik güce sahip olan koruyucu özelik taşıyan tılsımmış.Çeşitli deriler ve kuş tüyleriyle süslenmektedir ki bu süsleme teknikleri de bir şeyleri simgelemekteymiş.Mesela ortası boş ağın çemberle buluştuğu nokta,sekiz noktada buluşuyorsa, örümceğin bacaklarını sembolize ediyormuş.
Bir siteden okuduğum düş kapanı hakkındaki efsaneyi aynen yazıyorum ;
"Efsanelerden birine göre, bilgeliğiyle tanınan iktomi adlı bir adam, örümcek kılığında bir ruhani liderin rüyasına girmiş, adamın tüylerle ve at kılıyla süslü, söğüt ağacından çemberini alıp, bu çemberin etrafına ağ örmeye başlamış ve bir yandan da adama hayat çemberinden, dünyada bizi yaşam çemberinin her döneminde etkilemeye hazır iyi ve kötü güçlerin olduğundan bahsetmiş. Konuşmasının sonunda düş kapanını tamamladığında, bunun ağının iyi olan düşünceleri, arzuları, istekleri tutacağını, ağın ortasındaki deliğin de kötülükleri uzaklaştıracağını söylemiş ve böylece düş kapanı kızılderili halk arasında yayılmış.
Bir diğer efsaneye göre ise düş kapanının ortasındaki ağ kötü düşleri tutar ki güneş doğduğunda onları yok edebilsin, ortasındaki delik ise iyi düşüncelerin size gelmesini sağlayandır. bu inanışa göre ortasından aşağı bir tüy asılmalıdır; böylece iyi düşünceler yollarını bulacaktır. düş kapanının ağı sürekli iyi düşüncelerle örülmelidir. bu, bebeklerin beşiklerinin yanına asılır, mutlu bir hayat, güzel rüyalar ve şans getirdiğine inanılır."
Bu efsanelere inanılıp inanılmadığını bilemiyorum sadece bana ilginç geldi ve zaten dreamcatcher da ilginç bir obje .Ayrıca bilgilerinize;düş kapanı kolye ,bileklik olarak da satılıyormuş.
![]() |
| Dreamcatcher(Düş kapanı) |
Bir siteden okuduğum düş kapanı hakkındaki efsaneyi aynen yazıyorum ;
"Efsanelerden birine göre, bilgeliğiyle tanınan iktomi adlı bir adam, örümcek kılığında bir ruhani liderin rüyasına girmiş, adamın tüylerle ve at kılıyla süslü, söğüt ağacından çemberini alıp, bu çemberin etrafına ağ örmeye başlamış ve bir yandan da adama hayat çemberinden, dünyada bizi yaşam çemberinin her döneminde etkilemeye hazır iyi ve kötü güçlerin olduğundan bahsetmiş. Konuşmasının sonunda düş kapanını tamamladığında, bunun ağının iyi olan düşünceleri, arzuları, istekleri tutacağını, ağın ortasındaki deliğin de kötülükleri uzaklaştıracağını söylemiş ve böylece düş kapanı kızılderili halk arasında yayılmış.
Bir diğer efsaneye göre ise düş kapanının ortasındaki ağ kötü düşleri tutar ki güneş doğduğunda onları yok edebilsin, ortasındaki delik ise iyi düşüncelerin size gelmesini sağlayandır. bu inanışa göre ortasından aşağı bir tüy asılmalıdır; böylece iyi düşünceler yollarını bulacaktır. düş kapanının ağı sürekli iyi düşüncelerle örülmelidir. bu, bebeklerin beşiklerinin yanına asılır, mutlu bir hayat, güzel rüyalar ve şans getirdiğine inanılır."
Bu efsanelere inanılıp inanılmadığını bilemiyorum sadece bana ilginç geldi ve zaten dreamcatcher da ilginç bir obje .Ayrıca bilgilerinize;düş kapanı kolye ,bileklik olarak da satılıyormuş.
23.5.11
Bu yazıyı okumayınız, mutlaka yapabileceğiniz daha iyi bir şeyler vardır :)
Aslında , okuyanların yeni bir bakış açısıyla karşılaşmaları adına farklı konulardaki eleştirilerimi yazmayı düşünüyorum.Fakat bu günkü yazım belki de yazmış olduğum en basit ve saçma yazı olacak.İnsanoğlunun sakınık ve renksiz olmaya mecbur bırakılması hakkında!..Etraflarını saran binlerce sorumluluk ve yaşamak zorunda bırakıldıkları bir hayat sunuluyor herkese.Bunun rahatsızlığı kimsenin umrunda değilmiş gibi düşünsem de, soğuk yağmurlu bir günde otobüste gördüğüm kız çok dikkatimi çekmişti.İğne atsan yere düşmeyecek bunaltıcı otobüste kız sakin sakin biraz da hüzünlü buğulu cama dönüp "kader" yazmıştı.O an bütün insanları aşıp kızla konuşmak istemiştim ama yapmadım.Kim bilir belki bende onun gibi sakınık ve renksizdim.
Sanırım insanların düştüğü en büyük yanılgı yaşamın değişmez olduğunu sanmaktı.Ve değişime giden yoldan korkmaktı belki var olanı kabul edip rutinleşmek kolay geliyordu.Kabul etmek gerekir ki yenilenmek ve buna cesaret etmek oldukça zordur."Into the wild " filmindeki Christopher McCandless’ın dalgalı sulara atlayan cesaretine,hayatının iplerini kendi eline almasına özenirim.Şu da varki rutini bozup hayellerinizin peşine düşmeniz her şeyin daha iyi olacağı anlamına gelmez.Ama zaten her gün güneşli geçmez değil mi?İstediğiniz değişime gitmek ve gerçeği bulmaksa şimdi hemen peşinden gitmelisiniz ama unutmayın ki yolun sonunda gerçeğin olmadığıyla da karşılaşabilirsiniz.
Hayatı karmaşıklaştıran yine insanlardır.Onların koydukları kuralları,mecbur bıraktıkları sakınık ve renksiz hayatları,tüm o hırsları,savaşları,yalanları var eden yine kendileridir.Oysa hayat basit olmalıdır ne yaşanacaksa ne söylenecekse söylenmeli ve yaşanmalıdır.Eğer beklerseniz ve yaşamın elinizden kayıp gitmesine izin verirseniz, pişmanlıklarınızla geri dönüp aradığınızda yıprattığınız dostluklarınızın,boşa geçen zamanınınızın olmadığı gerçeğiyle karşılaşırsınız.
Size bildiğini sandığı ama kendisinin de hala bulamadığı yolda gitmenizi söyleyen ben,o huzur dolu Serenade(Steve Miller Band) şarkısını dinlerken basit düşler kuran bir insanım.Belki de tüm bu yazdıklarım saçmalık ama bildiğim bişey varsa o da "yaşamaya asla geç kalmamak" gerektiğidir.
Sanırım insanların düştüğü en büyük yanılgı yaşamın değişmez olduğunu sanmaktı.Ve değişime giden yoldan korkmaktı belki var olanı kabul edip rutinleşmek kolay geliyordu.Kabul etmek gerekir ki yenilenmek ve buna cesaret etmek oldukça zordur."Into the wild " filmindeki Christopher McCandless’ın dalgalı sulara atlayan cesaretine,hayatının iplerini kendi eline almasına özenirim.Şu da varki rutini bozup hayellerinizin peşine düşmeniz her şeyin daha iyi olacağı anlamına gelmez.Ama zaten her gün güneşli geçmez değil mi?İstediğiniz değişime gitmek ve gerçeği bulmaksa şimdi hemen peşinden gitmelisiniz ama unutmayın ki yolun sonunda gerçeğin olmadığıyla da karşılaşabilirsiniz.
Hayatı karmaşıklaştıran yine insanlardır.Onların koydukları kuralları,mecbur bıraktıkları sakınık ve renksiz hayatları,tüm o hırsları,savaşları,yalanları var eden yine kendileridir.Oysa hayat basit olmalıdır ne yaşanacaksa ne söylenecekse söylenmeli ve yaşanmalıdır.Eğer beklerseniz ve yaşamın elinizden kayıp gitmesine izin verirseniz, pişmanlıklarınızla geri dönüp aradığınızda yıprattığınız dostluklarınızın,boşa geçen zamanınınızın olmadığı gerçeğiyle karşılaşırsınız.
Size bildiğini sandığı ama kendisinin de hala bulamadığı yolda gitmenizi söyleyen ben,o huzur dolu Serenade(Steve Miller Band) şarkısını dinlerken basit düşler kuran bir insanım.Belki de tüm bu yazdıklarım saçmalık ama bildiğim bişey varsa o da "yaşamaya asla geç kalmamak" gerektiğidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



