29.8.12

neden hala burdayız..


"Nereye aitiz, nerede yanlış yapıyoruz
Eğer burada bir şey yoksa, neden hala burdayız?
Bu başka bir zaman, bu başka bir gün
Numaralar, yeniler ama her zaman aynılar
Kendinden kaçıyorsun, bu asla değişmeyecek "

diye başlıyor o hoş ,eskiyi anımsatan şarkı..Nerede yanlış yapıyoruz? Ne zaman kurulmuş bu denge ve düzen ,bizi ne zaman içeriye hapsetmişler..Neden hala buradayız? Gidelim.. Çok uzağa unutalım bu kenti,belki başka bir dünya vardır..Yaşanacak güzel bir dünya,herkesin hayalini kurduğu bütün o şarkıların,şiiirlerin ,romanların yazıldığı..Bazen arayış uğruna mahfettiğimiz hayatlarımızı kurtarabilecek bir dünya.. Bulur muyuz bilmem,ben hayatım boyunca onu arayacağım ,yanımda olur musunuz bilmem ama olun isterim.. Ne diyebilirim ki aslında her yalnızlık bir merhabanın kokusunu taşır içinde.. Umarım bir gün yüreğinizle inanırsınız ve birlikte görürüz yeni dünyayı..

Give Us A Little Love  :)

12.8.12

"AH KİMSELERİN...."

                    "Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya." Gülten Akın



11.8.12

görmek ya da görmemek

       Sanırım sonunda anlayabildim. Görmek... Öyle derin,sessiz ve uçsuz bucaksız...Yaşlı,genç ya da çocuk insanların gözleri her zaman uzaklarda. Modigliani'nin, portrelerinde insanlarının gözlerini çizmiyor olmasının sebebi de bu..Gözlerini göremiyor onların, çünkü çok uzaktalar. "Ruhunu gördüğüm zaman gözlerini çizeceğim." diyor. Yani evet bazen insanlar bağırmasalar da gözlerinin bir merhabanın özlemini çektiğini saklayamıyorlar. Belki de Modigliani'yi özel kılan şeylerin başında bu farkındalık var. Bizler ise görmek ya da görmemek ayırdımında bile degiliz. Oysa farkındalık Modigliani'ye gerçekten görmeyi öğretmiş, biyografisinin anlatıldığı filmde güzel Jeanne'nin gözlerini çizdiği bir tablo görüyoruz ve o anın filmin en anlamlı sahnelerinden birisi olduğunu düşünüyorum.

Bu filmdeki Jeanne tablosu değil,internetteki orijinal tablo..


dipnot: Bu blogu yenilemem ya da silmem gerek ,değişime gitmediğimiz sürece gülümseyemeyiz değil mi?

8.8.12

modigliani...

Sadece Modigliani'yi anlayabilmek adına..Bir zamanlar yaşanan anlamlı bir hayatı hissedebilmek adına.. Okunmaya değer bir yazı..
http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&sectionID=2&articleID=174&bhcp=1

6.8.12

...şiir bazen öyle de çarpabilir hayata...

Yaşadığımız hayattan alacağı varsa yaşanmayanın
 ne anlamı kalır yalnızca yaşadığını hatırlamanın

Kimse taşınacak kadar uzak değilse birbirine
dur, yine senden yakınını bulamazsın kendine

Şiirden daha siyah bir şey olmalı kelimelerde
yoksa küfür kafiyeli söylenecek şehirde

Sesini gölgeden çek, kül gibi yoksul kalsın da
güneşin altında mırıldanacak şeyler bulunur hala

Bakmanın sonu yok gözlerin nereye yetişebilir
dünyada yalnızca körlerin gözleri temiz kalabilir

Yeni doğanın kulağına fısıldayacak neyimiz var
 vakitsiz gidenin ardından dökecek neyimiz var

Hepimizin yerine balkondan düşeni hatırla
şiir bazen öyle de çarpabilir hayata

Ne gam gazel olmuş olmamış, şikayet sayılsın da!

                                                       Haydar Ergülen

23.7.12

jeanne_hebuterne


İlk gördüğümde bu fotoğrafı öyle garip hissettim ki,jeanne öyle masum,öyle hüzünlü öylesine susmuş geldi ..Hakkında detaylı araştırıp haftaya yeniden yazmayı düşünüyorum çünkü bende onun baktığı gibi hissediyorum kendimi ve yazamıyorum..

21.7.12

GİT ve YAP..

felsefe,platonPlaton bir gün, ülkenin en büyük bilgesinin yanına gider. Bilge onu karşılar ve oturup sohbet etmeye başlarlar. Platon bilgeye döner ve "Sen bu dünyanın en bilge kişisisin. Sen hayata dair her şeyi bilirsin. Bana öyle bir anahtar ver ki, bütün kapıları açmamı sağlasın." der.
Bilge Platon'a döner ve "Ama bu yükü taşıyabileceğinden emin misin?" diye sorar.
"Evet" der Platon, "Lütfen bana dünyanın en büyük hazinelerine ulaşmamı sağlayacak sırrı ver…"

"Bunu bilmek, sana büyük sorumluluk yükleyecek" der bilge. "Bu sırrı öğrendiğinde artık saklayamazsın. Bunu yapman gerekecek. Eğer sırrı öğrendikten sonra uygulayamazsan, o zaman sır seni yavaş yavaş ölüme götürecek. Eğer kullanmazsan, sır senin başına bela olur. Bu çok kritik bir karar anıdır senin için, çünkü hem hazineyi hem de zehri tercih edebilirsin. Bunun için hazır mısın?"

"Evet" der Platon. "Bu sırrı taşımaya hazırım. Sırrı kullanacağıma dair yemin ederim sana. Eğer kullanmazsam, başıma gelecekleri de kabul ediyorum".

"O halde yaklaş yanıma" der bilge…

"Kulaklarını dört aç ve beni dinle. Sana dünyanın en büyük sırrını veriyorum. Ama bunu öğrendikten sonra kullanmazsan eğer, başına büyük dert alacaksın".

Bilge büyük bir dikkatle Plato'nun gözlerinin içine baktı ve bütün gücü ile sırrı açıkladı.

"İşte budur dünyanın en büyük sırrı" dedi bilge... "Sana bütün hazineleri verecek sır budur."

"Çok basit ama çok büyük bir sırdır bu…"

Platon şaşkındır. "Ama çok basit…" dedi.

Bilge o sözünü bitirmeden yine sırrı haykırdı büyük bir sesle..

"Yap… Soru yok, yorum yok, endişe yok... Yalnızca yap..." diye haykırdı yeniden…

"Sana dünyanın kapılarını açacak sır budur işte!" dedi…

"Eğer muhteşem bir yaşam istiyorsan, o zaman git ve yap... Eğer başarı istiyorsan, zenginlik istiyorsan git ve yap…"

Platon bir şeyler söylemeye çalıştıkça, şaşkınlığını dile getirmek istedikçe, bilge onu susturdu ve "Yap" diye haykırdı...

Platon sırrı öğrenmişti. Artık dünyanın en büyük hazinesine sahipti her şeyi elde edebilirdi..

Sadece gitti ve "Yaptı..."

Artık sizde dünyanın en büyük sırrına sahipsiniz. Bu sır hayatınızı değiştirebilir.
Bu sır sizi hayallerinizin de ötesine götürebilir..
Başarılı mı olmak istiyorsunuz gidin ve yapın... Zenginlik mi istiyorsunuz? Gidin ve sadece yapın. Ne istiyorsunuz, sınırlı bir hayat mı, yoksa rüya gibi bir hayat mı?
O zaman gidin ve yapın...
Bunu başarabilir misiniz?
Bunu yapabilir misiniz?

kaynak: Renkli Dergi » Bilim Teknik » Tarih » Platon, Git Ve Yap...