2009 yapımı dram biyografi türünde bir film Desert Flower ,hem kitabı da best seller listelerindeymiş bir zamanlar. Oysa hiç duymadım bugüne kadar...
Somali'den kaçan bir çöl çiçeğinin hikayesi..Aslında Waris Dirie Somali'de kadınlara yapılan saçmalıkların durdurulması için mücadele verse de ,filmde hissettiğim saf cehaletin nasıl da insanların gözlerini körleştirdiği.. Herhangi bir konuyla ilgili ,sorgulamadan kabul ettikleri binlerce gerçekleri var insanların. Film bunu sorgulatıyor izleyicisine. Biyografik yanı olmasa, çok düz bir film gibi gelebilir.Ancak bir çöl çiçeğinin var olduğunu bilmek hatta nicelerinin...İşte büyük sarsıntıyı o yaratıyor.Dünyada şanslı olamayan ne çok insan var ve hala şanslı olduğunu göremeyen ne çok ahmak!
1.1.14
15.10.13
31.3.13
30.3.13
Prensese Mektuplar
"Kral Büyük Frederick Euler'den 16 yaşındaki yeğeni Anhalt-Dessau prensesine mektupla hocalık etmesini istedi ve Euler felsefe, bilim, matematik gibi değişik konular üzerine iki yıl boyunca haftada iki mektup yazıp prensese gönderdi. Prensesden hiç bir zaman bir cevap gelmedi, ama bu dahi matemetikçi sıkılmadan bilgilerini bu onaltı yaşındaki prensesin anlayabileceği bir yalınlıkta ona sunmaya devam etti. 1768'de Euler arkadaşlarının tavsiyesi üzerine bu mektupları üç cilt halinde " Lettres à une princesse d'Allemagne" ismiyle yayınladı, bir alman prensesine mektuplar. Bu blog Euler'in Anhalt-Dessau prensesiyle yaptığı karşılıksız mektuplaşmaya öykünmeyle başlayan bir serüvende yazılan mektuplarda karşımiza çıkan güzellikler üzerine düşülen dipnotlardır.."
Yazının sahibi blog: Prensese Mektuplar
Yazının sahibi blog: Prensese Mektuplar
9.3.13
26.2.13
şiir bazen böyle çarpabilir hayata..
"Beni bu kentten götür diyorsun
çünkü burada
içlerine çöküyor inandığım bütün insanlar
çiçek adları verilmiyor artık sokaklara
devrim şarkılarını çoktan unuttu meydanlar
yüreğin yağmura karıştığı yerde
içimi acıtan ne çok şey var"
Akgün Akova
23.2.13
7.2.13
1.1.13
yeni bir yıla başlarken..
Hayat ne hızlı değişiyor değil mi? Yeni bir yıl yeni beklentiler ve yeni hayaller,belki yeni umutlar..Aslında hepimizin bildiği gerçek yine aynı olacak her şey.Her zaman nasıl geçtiyse öyle geçecek bu yıl da..Sadece yani umut etmek bizi mutlu ediyor..
2012 nin yeni yıla öğrettiği tek gerçek şu oldu: "Bazen sahip olduğun şeylerin gitmesine izin vermelisin." Sanırım film beni buldu Kim Ki Duk filminden bahsediyorum İlkbahar ,yaz ,sonbahar, kış ve ilkbahar..Yani dönüşümün ve değişimin ,yaşam döngüsünün acımazsız gerçeğine sembolist bir yaklaşım sergileyen film.. Evet hayat değişir ,insanlar değişir,hepimiz değişiriz bazen üzücü olur bazen anlayamayız nedenleri. Oysa filmdeki ustanın yaptığı gibi geri getirme gücünüz olsa bile zorlamamalısınız. Gitmelere ve değişime karşı şaşırmamalısınız çünkü hepimiz doğamızda sahip olduğumuz bu davranışları bir gün bir yerlerde yapıyoruz. Biraz acımasızca gerçekten ama bence gerçekten farkında olduğumuzda yani gerçekten sevmeyi öğrenebildiğimizde ve hayatımızdaki değerli olan her şeyin değerini bildiğimizde ,gitmelerde kalmalarda yaşamın içindeki bir döngü ve güzel bir anı olacaktır.
Yeni yıldan beklediğim fakat ertesi yıla tekrar dilenecek olan şey; sadece insanların daha farkında bir hayat yaşamaları..
:) kahvenizin yanına kurabiye olsun : Jeff Buckley-hallelujah dinleyiniz ..
2012 nin yeni yıla öğrettiği tek gerçek şu oldu: "Bazen sahip olduğun şeylerin gitmesine izin vermelisin." Sanırım film beni buldu Kim Ki Duk filminden bahsediyorum İlkbahar ,yaz ,sonbahar, kış ve ilkbahar..Yani dönüşümün ve değişimin ,yaşam döngüsünün acımazsız gerçeğine sembolist bir yaklaşım sergileyen film.. Evet hayat değişir ,insanlar değişir,hepimiz değişiriz bazen üzücü olur bazen anlayamayız nedenleri. Oysa filmdeki ustanın yaptığı gibi geri getirme gücünüz olsa bile zorlamamalısınız. Gitmelere ve değişime karşı şaşırmamalısınız çünkü hepimiz doğamızda sahip olduğumuz bu davranışları bir gün bir yerlerde yapıyoruz. Biraz acımasızca gerçekten ama bence gerçekten farkında olduğumuzda yani gerçekten sevmeyi öğrenebildiğimizde ve hayatımızdaki değerli olan her şeyin değerini bildiğimizde ,gitmelerde kalmalarda yaşamın içindeki bir döngü ve güzel bir anı olacaktır.
Yeni yıldan beklediğim fakat ertesi yıla tekrar dilenecek olan şey; sadece insanların daha farkında bir hayat yaşamaları..
:) kahvenizin yanına kurabiye olsun : Jeff Buckley-hallelujah dinleyiniz ..
22.12.12
27.11.12
20.11.12
Hamlet'ten...
"Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına,
Yoksa diretip bela denizlerine kaşı
Dur, yeter! demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine,
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altından inleyip terlemek,
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden,
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar."
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına,
Yoksa diretip bela denizlerine kaşı
Dur, yeter! demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine,
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altından inleyip terlemek,
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden,
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar."
10.11.12
caramel ..
Caramel öyle hoş öyle ince bir filmdi ki, kadınların dönem dönem yaşadığı duygusallıkları öyle ince ve nazik anlatıyor ki..İnsan ister istemez etkileniyor.Yönetmeni, aynı zamanda filmde de rol alan Lübnanlı Nadine Labaki.. Sanırım en çok filmin müziklerini beğendim ,insanı alıp bambaşka yerlere götürüyor.Kulağımda hep dolaşan bir melodi olsaydı eğer o, mreyte ya mreyte olsun isterdim..
Türkçe çeviri: (kaynak :ekşi sözlük)
aynam, aynam sana hikayemi anlatacağım
söyle bana, kimim ben
ne kadar büyürsen büyü, ne kadar değişirsen değiş, sen bensin ve ben de sen
benim gözümde zaten hala altı yaşındasın, ah aynam
sana hikayemi anlatacağım
bana onların hepsinden daha zarif
ve daha cazibeli olduğumu söyle
bak bana ve ne gördüğünü söyle, ah aynam
sana hikayemi anlatacağım
söyle bana neden şimdi
saçlarım sarı değil
kalçalarım küçük değil ve
dudaklarım dolgun değil, ah aynam
sana hikayemi anlatacağım
söyle bana nasıl küçültebilirim onu veya
makyajla nasıl güzelleşebilirim
o güzel kıyafetlerin içinde
söyle bana kimim ben
ne kadar büyürsen büyü, ne kadar değişirsen değiş, sen bensin ve ben de sen
benim gözümde zaten hala altı yaşındasın, ah aynam
söyle bana kimim ben
söyle bana kimim ben
ah aynam, ah aynam, ah aynam
3.11.12
zuhal olcay & gecenin öteki yüzü
gecenin öteki yüzünde
ağlayacak gözyaşlarımız hep vardı
hayallerimiz ürkerdi sizlerden
mahçuptuk sesimiz duyulmazdı
gecenin öteki yüzünde
sorgulanan günahlarımız hep vardı
sevdiklerimiz kaçardı bizlerden
kaybedecek neyimiz kaldı
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
umutlarımız suçsuz biçare
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
köşelerimiz uçsuz,yapılarımız virane..
gecenin öteki yüzünde
saklanacak sırlarımız hep vardı
sessizliğimiz geçmezdi bizlerden
nedenlerimiz hiç sorulmazdı
gecenin öteki yüzünde
söylenecek sözlerimiz hep vardı
susardık korkardık sizlerden
susardık, hiçbir şey sormazdık
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
umutlarımız suçsuz biçare
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
köşelerimiz uçsuz, yapılarımız virane..
ağlayacak gözyaşlarımız hep vardı
hayallerimiz ürkerdi sizlerden
mahçuptuk sesimiz duyulmazdı
gecenin öteki yüzünde
sorgulanan günahlarımız hep vardı
sevdiklerimiz kaçardı bizlerden
kaybedecek neyimiz kaldı
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
umutlarımız suçsuz biçare
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
köşelerimiz uçsuz,yapılarımız virane..
gecenin öteki yüzünde
saklanacak sırlarımız hep vardı
sessizliğimiz geçmezdi bizlerden
nedenlerimiz hiç sorulmazdı
gecenin öteki yüzünde
söylenecek sözlerimiz hep vardı
susardık korkardık sizlerden
susardık, hiçbir şey sormazdık
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
umutlarımız suçsuz biçare
gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz
köşelerimiz uçsuz, yapılarımız virane..
30.10.12
charles bukowski
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem.Toplumun beni şekillekendirmesinden hoşlanmam. "
29
Cumhiyetimizin 89.yılı kutlamaları bana kalırsa bu sene, utanç vericiydi. Çünkü bu ülkeyi vaktinde hep birlikte kuran atalarımızın, nasıl oluyorsa günümüzde onlarca yazı okuyan, gören, dinleyen gençliğinden, daha yüksek bir farkındalığı varmış. Evet tamam kutlamalar yapıldı ama sorun, kutlayan insanların diğerlerinin gözüne sokarcasına bu bizim bayramımız siz bizi ilgilendirmiyorsunuz tavırları ile sizin bayramınız deyip mecburi kutlama yapanların samimiyetsizlikleriydi. Her ne olursa olsun bizler her zaman okuruz söyleriz biz kocaman bir aileyiz diye ama zaman geçtikçe birbirimize karşı tahammülsüzleşmeye başladık.Yazık ,neden birbirimizi üzüyoruz, kısacık hayatlarımızda.. Neyin kavgası yaşadıklarınız? Bugün kutlamayı, kutlamadan çok çekişmeye benzettiğiniz için hepinize yazık..
28.10.12
Peaceful Warrior (2006)
Tür: Dram,Spor
Yönetmen: Victor Salva
Oyuncular: Nick Nolte,Amy Smart,Scott Mechlowicz,Steve Talley,Paul Wesley
Peaceful Warrior başarılı bir jimnastikçi olan Dan Millman'ın hayatından bir kesiti konu alıyor.Aslında Dan Millman'ın kendi anılarını yazdığı "Way of the Peaceful Warrior" kitabından esinlenilmiş.Zorluklara karşı direnmeyi anlatıyor desem klasik ve sıkıcı gelir ,aslında öyle konu biraz klasik ama kendi açımdan eskiden jimnastikle ilgilenmiş olmamdandır belkide hiç sıkılmadım.Ve unuttuğum bir şeyi hatırladım anı yaşamak o anda olmak anı hissetmek ve asla hiçbir şeyin olmayacağına inanmak.
Yani film farkındağımızı arttırmak adına ince ince detaylandırılmış benim favorilerimden olsada herkesde aynı etkiyi yaratmayacağını bildiğimden beğenip beğenmeyeceğiniz hakkında bir fikrim yok.İzleyin ve görün :))
Yönetmen: Victor Salva
Oyuncular: Nick Nolte,Amy Smart,Scott Mechlowicz,Steve Talley,Paul Wesley
Peaceful Warrior başarılı bir jimnastikçi olan Dan Millman'ın hayatından bir kesiti konu alıyor.Aslında Dan Millman'ın kendi anılarını yazdığı "Way of the Peaceful Warrior" kitabından esinlenilmiş.Zorluklara karşı direnmeyi anlatıyor desem klasik ve sıkıcı gelir ,aslında öyle konu biraz klasik ama kendi açımdan eskiden jimnastikle ilgilenmiş olmamdandır belkide hiç sıkılmadım.Ve unuttuğum bir şeyi hatırladım anı yaşamak o anda olmak anı hissetmek ve asla hiçbir şeyin olmayacağına inanmak.
Yani film farkındağımızı arttırmak adına ince ince detaylandırılmış benim favorilerimden olsada herkesde aynı etkiyi yaratmayacağını bildiğimden beğenip beğenmeyeceğiniz hakkında bir fikrim yok.İzleyin ve görün :))
24.10.12
superman :)
Bir film izlersiniz ya da bir kitap okursunuz sonra sanki bütün dünyayı değiştirebilecekmişsiniz gibi ,sanki gerçek bir kahramanmışsınız gibi hissedersiniz. Aslında öylesinizdir yani bence herkes kendi hayatının firavunudur. Bu konuda kendimize dürüst olmalıyız,hepimizin hayatının merkezinde yine kendimiz yok muyuz? Aslında masum ve normal gözükse bile kendimizi merkeze koyduğumuz sürece sadece hayallerimizde kahraman olabiliriz.
Düşünsenize..Sonsuz ve büyülü bir hayal gücüne sahip bir sürü minik prens ve prenses var.Onların kahramanı olsaydık belki yaşadığımızı gerçekten hissederdik.
P.S. Bir dilek tut ve şimdi üfle, kahraman..
Düşünsenize..Sonsuz ve büyülü bir hayal gücüne sahip bir sürü minik prens ve prenses var.Onların kahramanı olsaydık belki yaşadığımızı gerçekten hissederdik.
P.S. Bir dilek tut ve şimdi üfle, kahraman..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









